Kaygı Bozukluğu

Ara sıra kaygı yaşamak hayatın normal bir parçasıdır. Bununla birlikte, kaygı bozukluğu olan kişiler sıklıkla günlük durumlar hakkında yoğun, aşırı ve sürekli bir endişe ve korku yaşarlar. Kaygı bozuklukları genellikle, dakikalar içinde doruk noktasına ulaşan (panik ataklar) ani yoğun kaygı ve korku veya terör duygularının tekrarlanan bölümlerini içerir.

Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) Nedir? 

Günümüzde pek çok insanın başa çıkmakta zorlandığı ve üstesinden nasıl geleceğini bilemediği bir duygudurum var: kaygı. Kaygı, korku ve endişenin egemen olduğu, birçok psikolojik sorunun temelini oluşturan ve hayat kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir duygudurum. Ancak, bu kavramlar sık sık karıştırılır. Korku, anlık bir tehlike karşısında ortaya çıkan bir tepki iken, kaygı gelecekle ilgili belirsizlikler ve olası tehditlerle ilgili endişe duymaktır.

Derinlemesine Tedavi ve Mental Sağlık Merkezi'ne göre, kaygı bireyin bilgi eksikliği, anlama güçlüğü ve geleceği öngörememe durumlarında yaşadığı belirsizlikten kaynaklanan bir zorlanmadır. Bu durumlar, kişinin iç huzurunu ve güven duygusunu ciddi şekilde etkileyebilir.

Peki, kaygı (anksiyete) nedir? Bu duygudurumu daha iyi anlamak için bir adım daha atalım. Kaygılar ve anksiyeteler, bu yazılanlara göre birbirini tamamlayan ve birçoğumuzun yaşadığı duygusal reaksiyonlardır. Kaygılar, gelecek hakkında belirsizliklerle başa çıkmakta zorlanırken, anksiyeteler bu belirsizliklerin ve korkuların daha yoğun bir şekilde yaşanmasını ifade eder.

Kaygı Bozukluğu Belirtileri Nelerdir? 

Yaygın anksiyete belirtileri ve semptomları şunları içerir:

Kaygı bozukluğunun belirtilerini fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak üç kategoriye ayırabiliriz:

Fiziksel Belirtiler:

  • Kalp çarpıntısı veya hızlı nabız

  • Nefes almada zorluk veya hızlı nefes alma

  • Terleme veya titreme

  • Baş ağrısı veya baş dönmesi

  • Karın ağrısı, mide bulantısı veya sindirim problemleri

  • Kas gerginliği veya kas ağrıları

Duygusal Belirtiler:

  • Sürekli endişe ve huzursuzluk hissi

  • Korku veya panik hissi

  • İrritabilite veya sinirlilik

  • Umutsuzluk veya çaresizlik duygusu

  • Duygusal dalgalanmalar veya ani öfke patlamaları

Bilişsel Belirtiler:

  • Zihinsel bulanıklık veya odaklanma güçlüğü

  • Sürekli endişe ve gelecek hakkında kötümser düşünceler

  • Negatif düşünceler veya korkuların aşırı büyütülmesi

  • Sürekli bir tehlike hissi veya kötü bir şeyin olacağına dair inanç

  • Geçmişteki başarısızlıkların veya olumsuz deneyimlerin tekrar yaşanacağı korkusu

 

Bu belirtiler her bir kişinin mizacına göre farklılık gösterebilir ve kişinin yaşadığı kaygının şiddetine ve türüne bağlı olarak değişebilir. Ancak, kaygı bozukluğu yaşayan birçok kişide bu belirtilerden birkaçı veya birkaçı bir arada görülebilir. Eğer bu belirtiler sizde veya bir yakınınızda görülüyorsa, profesyonel bir yardım almak çok önemlidir. 

 

Kaygı Bozukluğu Neden Olur?

Kaygı bozukluğunun nedenleri insanların mizaçlarına göre değişkenlik gösterir dokuz tip mizaç modeline göre kusursuzluk arayan mizaç yapısındaki kişiler, doğru ve yanlış olanı ayırt edemedikleri ve en doğru davranışın ne olduğunu/ne yapmak gerektiğini belirleyemedikleri durumlarda kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek ve işleri kontrol altına almak adına müdahaleci bir tutum içinde olabilirler. Duyguları hissetmeyi arayan bireyler ilişkilerinde sevilip sevilmediklerinden, sosyal ortamlarda kabullenildiklerinden ve istenen/sevilen biri olarak görüldüklerine emin olamadıkları durumlarda kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek için kendilerini kabul ettirmek adına ısrarcı ve talepkar bir tutum içinde olabilirler. Hayran olunacak kendilik imajı arayan  kişiler bulundukları ortamda gözde olamamaya ve çevresindekileri etkileyecek nitelikleri bünyesinde bulunduramamaya karşı endişe duyma, yaptıkları işlerde etkileyici ve başarılı bir sonuç alıp alamayacaklarını bilememe gibi durumlarda kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek adına fazla hırslı ve hırçın tutumlar sergileyebilirler. Duyguların anlamını arayan kişiler, yaptıkları iş veya bulundukları ortamda anlam bulamama, kimlik karmaşası yaşama, değerli ve anlamlı buldukları ilişkilerini kaybetme ve terk edilme ihtimali gibi durumlarda kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek adına öncelikle içedönük ve durgun, akabinde ise ilişkilere tutunma çabasıyla hırçın bir tutum içinde olabilirler. Bilginin anlamını arayan kişiler yüzeysel veriler içinde kaybolup akıllarındaki sorulara tatmin edici yanıtlar bulamadıklarında, şüphe ve kuşkuyla baş edemediklerinde, duygusal verilere dayanarak hareket etmeye zorlandıklarında kaygı yaşayabilirler. Bu kaygıyla baş etmek adına savruk davranışlar ve dürtüsel tutumlar içinde olabilirler. Entelektüel dinginlik arayan kişiler, bilmeye ihtiyaç duydukları konuyla ilgili yeterince veri sahibi olamama, belirsizlik içinde kalma, güven odağı olarak gördükleri kişilerin tutarsız davranışlar sergilemesi gibi durumlarda kaygı yaşayabilirler. Bu kaygıyla baş etmek adına tepkisel ve hırçın tutumlar sergileyebilirler. Keşfetmenin hazzını arayan kişiler sıkıntıyla karşılaşma ihtimali ve belirsizliği yaşadıklarında, söz konusu sıkıntıyla baş edip edemeyeceklerinden şüphe ettiklerinde ve isteklerine ulaşıp ulaşamayacaklarından emin olamadıklarında kaygı yaşayabilirler. Bu kaygıyla baş etmek adına gergin, eleştirel ve sert tutumlar sergileyebilirler. Mutlak güç arayan kişiler çevrelerindeki insanların niyetlerinden emin olamadıklarında, bulundukları çevrede kontrolü ele alamadıklarında ve yenilgiye/ haksızlığa uğrama ihtimalleri arttığında kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek adına güvensiz, fazla şüpheci ve kaçıngan davranışlar sergileyebilirler. Fiziksel konfor arayan kişiler bireysel konfor alanını nasıl koruyacaklarını bilemediklerinde, öngöremedikleri ani değişim durumlarıyla karşılaştıklarında, bütünleştikleri ilişkileri sonlandırma ihtimalleri olduğunda kaygı yaşarlar. Bu kaygıyla baş etmek adına güvensiz, hırçın ve pasif agresif davranışlar sergileyebilirler.

 Kaygı Bozukluğu Nasıl Geçer? 

Kaygı bozukluğuyla başa çıkmak, belirtilerin şiddeti ve kişinin mizacına ve yaşam kalitesini etkileme derecesine bağlı olarak değişir. Ancak, kaygı bozukluğunu yönetmek ve hafifletmek için bazı genel yaklaşımların  ilk adımı, bir sağlık uzmanına veya ruh sağlığı uzmanına başvurmaktır. Psikoloji.app  uzmanları kişinin mizacına göre kaygının altında yatan nedeni nokta atışı tespit ederek, tamamen kişinin mizacına özgü danışmanlık planı oluştururlar.  Elbette danışmanlıkla birlikte bir psikiyatrist tarafından önerilen ilaç tedavisi de etkili olabilir. Terapi, bireyin kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilirken, ilaç tedavisi semptomların hafifletilmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte, yaşam tarzı değişiklikleri de kaygıyı yönetmede önemli bir rol oynayabilir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmek, stres yönetimi tekniklerini uygulamak ve düzenli bir uyku düzeni oluşturmak, kaygı belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, destek sistemlerinden ve sevdiklerinden yardım almak da kaygıyla başa çıkmada önemli bir destek olabilir. En önemlisi, kişinin kendisine nazik ve sabırlı olması ve tedavi sürecine adanmışlık göstermesidir.

Kaygı Bozukluğu Türleri Nelerdir?

Çeşitli anksiyete bozuklukları bulunmaktadır:

Agorafobi, kapana kısılmışlık, çaresizlik veya utanma hissi yaratan yerlerden veya durumlardan korkma ve bunlardan kaçınma eğilimini içeren bir tür kaygı bozukluğudur.

Tıbbi bir duruma bağlı anksiyete bozukluğu, doğrudan fiziksel bir sağlık sorununun neden olduğu yoğun kaygı veya panik belirtilerini içerir.

Yaygın anksiyete bozukluğu, sıradan konular hakkında sürekli ve aşırı kaygı ve endişeyi içerir. Bu endişe, gerçek durumla orantısızdır, kontrol edilmesi zordur ve fiziksel olarak nasıl hissettiğinizi etkiler. Genellikle diğer anksiyete bozuklukları veya depresyonla birlikte ortaya çıkar.

Panik bozukluğu, ani ve tekrarlayan yoğun kaygı, korku veya dehşet epizotlarını içerir. Bu panik ataklar, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya hızlı kalp atışları gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu ataklar tekrarlanma korkusuyla sonuçlanabilir ve dolayısıyla belirli durumlardan kaçınmaya neden olabilir.

Seçici konuşmazlık, çocukların belirli durumlarda konuşamama durumudur. Bu durum, okul gibi belirli ortamlarda konuşabilen çocuklar için geçerlidir.

Ayrılma anksiyete bozukluğu, çocukların aile üyelerinden ayrılmakla ilgili aşırı düzeyde endişe duyması ve bu durumun sosyal ve işlevsel yaşamlarını etkilemesi durumudur.

Sosyal anksiyete bozukluğu, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusuyla karakterize edilir ve sosyal durumlardan kaçınma eğilimini içerir.

Spesifik fobiler, belirli bir nesne veya duruma karşı aşırı korku ve kaçınma eğilimini içerir.

Maddenin yol açtığı anksiyete bozukluğu, ilaçların, maddelerin veya ilaç bırakmanın doğrudan sonucu olarak yoğun anksiyete veya panik semptomlarıyla karakterizedir.

 Kaygı Bozukluğu Kendiliğinden Geçer Mi? 

Kaygı bozukluğu kendiliğinden geçmez, ancak dokuz tip mizaç modeline göre kişilerin mizacına uygun danışmanlık ve yaşam tarzı değişiklikleriyle semptomların kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi mümkündür. Terapi, bireyin mizaç potansiyellerini, düşünce ve davranışlarını anlamasına, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmesine ve kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda ilaç tedavisi, semptomları hafifletmek için kullanılabilir ve bazen terapi ile birlikte kullanılabilir.

Kaygı Bozukluğu Tedavi Edilebilir Mi? 

Elbette, kaygı bozukluğu tedavi edilebilir. Dokuz tip mizaç modeli ile uzmanlaşmış olan psikoloji.app uzmanları, kişinin kaygının altında yatan nedeni belirleyerek kişiye özgü bir danışmanlık planı oluşturabilir. Terapi, bireyin düşünce ve davranışlarını anlamasına, olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmesine ve kaygıyla başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Aynı şekilde ilaç tedavisi de semptomları hafifletmek için kullanılabilir ve terapi ile birlikte etkili olabilir. Sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları da kaygı belirtilerini azaltmaya ve genel yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir.

Kaygı Bozukluğu Tedavisinde Online Terapi Etkili Olur Mu?

Evet, kaygı bozukluğu tedavisinde online terapi oldukça etkilidir. Psikoloji.app uzmanları, bireyin mizacına, ihtiyaçlarına ve tercihlerine uygun bir şekilde çevrimiçi terapi sağlayarak kişilere destek olur. 

Online terapi, kişinin evinde veya herhangi bir rahat ortamda terapi almasını sağlar, bu da tedaviye daha erişilebilir ve esnek bir şekilde katılım sağlar. Ayrıca, kişinin seyahat etmesi veya belirli bir yere gitmesi gerekmez, bu da zaman ve maliyet açısından avantajlıdır. 

Mottomuz olan "terapinin online’ı yüz yüzesi olmaz; uzman ekibi olur" diyerek, çevrimiçi terapinin de etkili bir şekilde destek sağlayabileceğini vurguluyoruz. Psikoloji.app uzmanları ile şimdi tanışın kendiniz için bir adım atın! Siz neredeyseniz biz oradayız!

 

Trend Kategoriler

GDPR